24 Şubat 2016 Çarşamba
DEDİKODU
Ne yapıyorsun Hacer, ekmek evine gidiyoruz, gel de bükme ye, yarın bağa gidilecek mi, beş kişi lazım bir günde bitirmeliyiz, Osman'a ekmek yetiştireceğiz öğlene, bulgur pilavı var bir tencere, Huriye götürecek.
Rastı Cevdet, kızıl toprakta beygirden düşüp bacağını kırasıymış doğru mu, çocuğu çilbiri elinden kaçırmış diyorlar, Çal'da hastanede yatıyormuş, dere yanda oturuyor değil mi o, benim görümce vaktiyle kızını istemişti İsmail'e, sevinmiştir ettiğini buldu diye,... patos gelmiş diyorlar Üveyik'e, gelmiş sırayla gidiyorlar, Cımık Veli'nin ki bitmiş, Sindel'e bugün yarın ulaşır.
Bu yıl arpa ektik biz, geçen yıl pek olmadı, nadasa bırakmak lazım, burçak ekin, susam ekti Kör İzzet, mısıra dönsek iyi de, kanala su gelmiyor ki, devlette bir çeşit kızım, sözüne güven olmuyor, afyonu yasakladı onlar, ne çiçek ne böcek kaldı kız aşağıda...
Üzümü de şarap yüzünden yasaklamasınlar, Yahya'nın Abdülkadir sabah akşam küfür ediyor, babası camiden çıkmaz o gülüyor boyuna, oğlu kime çekmiş bunun, Zeyve'den aldı ikinci karısını, Abdülkadir ondan değil mi, yok canım bir tek çocuğu oldu ondan, Orhan, oda İzmir'de, paraları çalıp, kaçtı gitti diyorlar, okuyor o, okuyan kendini mi satsın şimdi, para lazım...
Değirmene gidecek Şakir pazara, seninkine söyle de oda gelsin, bizde iki çuval un var daha, gitmez herhalde, Musa cüzdan bulmuş giderken, pazarcılar düşürmüş, cüzdanı saklamışlar, geri dönüp sormuşlar ama biz görmedik demişler, öldürsünler mi, başa gelen çekilir diye bir laf var, bir yerden çıkar o para, ahlatın boyu, elmanın sayısı bellidir kızım.
İmamların Abdullah hiç çalışmadan nasıl yaşıyor, hep aynasına bakıyor, dibek başında, fener balığı gibi kendi oltasını sallıyordur nerden bileceksin, kim ne yapıyor biliyor muyuz, karın tokluğundan kolay ne var, çoluk çocuk yoksa Karun sensin, Trampacı Halil para kesesini sallaya sallaya öldü, köyün en zengini benim derdi. Ümmü'yü köyün en fakiri aldı, Nurgül manifaturacıya kaçtı.
Cennet teyze felç olmuş, ne iyi, zengin hastalığına yakalanmış imrendim şimdi, ayağı çalıya sürten hasta olmazmış kızım, yiyip, içip misafirlik yaptı onlar, oğlu Denizli Lisesi'nde hademe, oturduğu yerden para alıyor, hepsine yetti diyorlar, deli onun oğlu yahu, nasıl girmiş devlet işine, devlet işini bilir kızım, akıllı nereye lazım.
Çok akıllı bir adam var derlerdi, kimmiş o, Kennedy, kene mi, Kennedy, vaktiyle vurdular adamı, herkes birbirinin üzerine attı, kim vurduya gitti adam, nerden bileyim onu, o beni kaç kere görmüş ki, öyle deme, sen küçüksün bilmezsin, küçük, küçücük...
Bizim haliğimizde, balığımızda, kayığımızda küçüktür yavrum.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder