26 Şubat 2016 Cuma
DİLRÛBA
''Ey gök mavisi gözleri karanlıklar yuvası!..''
Ey Ebu Soraka'nın kızı. Sevabım ve günahım. Öyle baş döndürücüsün ki, Hemedan sokakları gülüşünle yıkanır. Ey güzeller güzeli, Abbasi'nin gülleri seni kokluyor. Ey Sabbah Hümeri'nin maşuğu, 'Yedi İmam' seni Hayber'de bekliyor. İşte çöl ceylanları sana hicret ediyor.
Ey Deylem krallarının sıra sıra yavuklusu, aşk çeşmesi. Toplanma boruları çaldık da kulenin penceresinden görün. Pars hançerleri, Pers pençeleriyle buluştuğunda gülümse.
Ey Teophilos'un soyu, Hasenan'ın gelinliği, İbnü Heyzem'in iki cihanda ahıretliği. Sit seni arıyor. Habernak'ın, Rey'in bülbülleri seni soruyor.
Ey öpülüşü gelincikler gibi yüzü kızartan. Alıcı kuşlara ram olan. Ey bıldırcın kuşu. Ey Mısırlı Yusuf'u yollara düşüren. Buhara'nın küstah ve kasvetli yollarında entarisin sürüyen. Ey Cezayirli hadım ağalarının, gözün döndüren.
Yemenli analığının gözleri kan çanağı.
Ey gönüllerin Dilrûba'sı, kürekten vahşi ellerim, senin narin gövdeni adımlar. Yelken direğinden uzun ayaklarım, senin ruhcağızını avuçlar.
Ey Kabil kabilesinin, nazenin ceylanı, Habil habitatından, kızıl yemişli hurmam. Ağzım seni çiğner, seni berkitir. Ey yedi mühürlü kitabım. Paraboller, elipsler ve geometrilerin önünde diz çöktüğü. Usturlapların, pusulaların şaştığı. Ey baygın kokulu Hint kenevirim. Kar kokularım, dağ meltemim.
Ey su yollarım, şövalyelerim, veliahtlarım. Gürzüm, kalkanım, kılıcım. Ey güneş diyarlarım. Ey Behram Gur'un Nuşirevan'ı.
Ey hasırlar üstündeki ailesinin umarı. El Yakup'un kumarı. Gecelerin hüneri. Ey Kanatlı At. Çanlar, ezgiler, alaylar seni karşılar. Ey Isfahanlı hacılar, bu hülya sizin.
Ey Selçuk sarayları, Bizans'ın tiranları, İsmailiye savaşçıları, dünya Tus turnasının bakışları için dönüyor.
Vakkas ve rakkasın çarkı onun için salınır.
Yalvaçlar, mehdiler, nebiler onun için koşarlar.
Santurlar, kanunlar, neyler onun için ağlar.
Dilruba,
Allah-û Teâlâ seni yarattığı için,
Dünya meşgalesi var!..
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder